Neden yazıyorum?
Çünkü terapistim anlatmam gerektiğini söyledi.
İçini dök, rahatla dedi. Sadece para vererek dert anlatmak bir noktadan sonra çok da faydalı olmuyor. 10 yıllık terepi tecrübem de bana artık ilaç almaya doğru kaydığımı fısıldayınca, hadi dedim, durma, yaz...
Nerden başlanır yazmaya bilmiyorum.
Hayatımın en boktan senesini geçiriyorum, neye elimi atsam kurutuyorum, depresifliğin dibine vurdum diye başlayabilirim belki. Kendimi, ailemi,çocuklarımı,kocamı hiç tanıyamadığımı ya da yeni yeni tanıdığımı fark edip kahırlanıyorum...
Hayat, zor geçiyor.
Sene başından beri milyon tane karar alıp her birini batırıp şimdi en başa dönmek istiyorum. Yaşadığım suçluluk duygusu tavan yaparken, yaşadığım parasızlık aynı oranda beni dibe çekiyor. Hissettiğim yalnızlık ve kimsesizlik ise anlatılır gibi değil...
Nasıl? Sevmediniz muhtemelen. Güzel resimli, sevgilisi ve dünyanın en tatlı, en akıllı çocuğu olan yavrusuyla yaptıklarını anlatanlara benzemiyor değil mi? Sürekli misafir ağırlayıp pahalı yemek takımlarının içine doldurulmuş lezzetli yemekler de yok burda. İsterseniz yukarıda kırmızı kutucuğun içinde bir çarpı var. Sizi oraya alalım. Çatlasanız da patlasanız da, ben anlatacağım. Zira bu benim hayatım.....
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Sizinde sözünüz olsun...